Yüzde 30’a varan ek ara mal gümrük vergisinin faturası yurttaşa çıkacak: İçi boş korumacılık

Img

Yüzde 30’a varan ek gümrük vergisini de içeren ithalata yönelik değişikliklerde Ticaret Bakanlığı’nın vurguladığı hedefler yerli üretimin korunması, haksız rekabetin önlenmesi, istihdamın artırılması ve cari açığın azaltılması olsa da uzmanlar ara malda bağımlılığa dikkat çekti ve uyardı: Kararın yerli üretime kayda değer katkısı olmayacak ve tüketiciye zam olarak yansıyacak.

İthalat rejimi kararında ve ithalatta ilave gümrük vergisi uygulanmasında değişiklik yapılmasına ilişkin kararlar geçtiğimiz gün Resmi Gazete’de yayınlandı.

Gözetim tebliği sayısı 284’ten 192’ye yükseltilirken otomotiv ve yedek parça, elektrik ve elektronik, soğutma sistemleri ve buzdolabı parçaları, LED aydınlatma ürünleri, kablo ve elektrik bağlantı ekipmanları, plastik ve kauçuk mamulleri, lityum akümülatörler, dış mekân lastikleri, el aletleri, makine ve sanayi ekipmanları, oyuncaklar, kâğıt ve kâğıt ürünleri, bakır tel ve bazı metal ürünlerine yüzde 30’a varan oranlarda ek gümrük vergisi getirildi.

Türkiye’nin ithalatının yüzde 73’e varan dev bir payla sanayi üretiminde kullanılan ara mallardan oluştuğu dikkate alındığında konu tartışmalı hale geliyor. Uzmanlar, önemli olanın bu koruma döneminde yerli üreticilerin kapasitesini ve niteliğini artırıp artıramadığı olduğunu vurguladı.

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı iktisatçı Dr. Hakan Çınar, “Düzenlemeler ile üreticiden ziyade üreticinin mevcut maliyet yapısını koruyoruz” dedi. Haziran ayında hammadde ithalatının yüzde 30 artarak 25.2 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Çınar, şunları ekledi:

“Yanlış koruma politikası, ithalatı pahalılaştırayım derken ihracatı pahalılaştırmaya sebebiyet verebilir. Biz ithalatı vergilendiriyoruz ama ithalatın neden yapıldığını tedavi edemiyoruz. Şartlı ve süreli koruma modeli oluşmak zorunda. Ayrıca ara mal – nihai ürün ayrımı daha keskin yapılmalı. Gümrük duvarları fabrikayı koruyabilir ama fabrika kurmaz. Türkiye ithalatı pahalılaştırarak değil, üretimi ucuzlatıp verimli hale getirerek sanayisini koruyabilir. Bu strateji olmazsa tüketici maliyetlerini yükseltmekten öteye geçemez.”

ÖNCE ÜRETİM DESTEKLENMELİ

Ekonomist İris Cibre de “Çin’in toplam ithalatımızdaki payı yüzde 14’e ulaşmışken iç pazarı koruma ihtiyacını anlıyorum ama bu karar, üretimin yavaşladığı bir dönemde geldi. Üretimin güçlü desteklenmesi ve bu alanlarda yatırımların artarak ikameyi sağlaması gerekiyor fakat uygulanan ekonomi politikaları nedeniyle bu tip bir iştah olduğunu düşünmüyorum. Fiyatlara yansıyacak bir aksiyon” dedi.

Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç ise sonuçta pek çok üründe bedeli tüketicinin ödemesine ilişkin “Ekonomi ve sanayi politikalarının başarısı, üretimi desteklerken tüketicinin yaşam maliyetini artırmamasıyla ölçülür. Asıl hedef dışa bağımlılığı azaltmak, enflasyonu düşürmek, rekabeti güçlendirmek ve vatandaşın kaliteli ürüne uygun fiyatla ulaşmasını sağlamak olmalı” diye konuştu.

yok

Author: Emre Demir