Meteoroloji alanında uzman olan Prof. Dr. Orhan Şen, doğal afetlerle ilgili önemli bir uyarıda bulundu. 30 yıl aradan sonra yaşayacağımız ‘Süper El Nino’ olayı, temmuz ayından itibaren Türkiye’de kendini göstermeye başlayacak. Bu doğa olayı, İstanbul’da sıcaklık rekorlarının kırılmasına ve üst üste sel felaketlerinin yaşanmasına yol açabilir.
Prof. Dr. Şen, yaptığı açıklamalarda 2026 yılı içinde Türkiye’nin doğal afetlerle ilgili daha yoğun bir süreçten geçeceğini belirtti. 1997 yılında yaşananlardan daha güçlü bir ‘Süper El Nino’ olayı beklediğini ifade eden Şen, temmuz ayının bu gelişmelerin başlangıcı olacağını vurguladı. Özellikle İstanbul’da sıcaklıkların 40 dereceyi geçmesi beklenirken, mevcut rekor olan 40.3 derecenin de aşılması olası görünüyor.
Prof. Dr. Şen, “Bu yıl doğal afetlerin sıklığı ve şiddeti artacak. El Nino’nun etkileri henüz başlamadı ama temmuz ayından itibaren bu olayın etkisini hissetmeye başlayacağız. Yazın ilerleyen aylarında, yani temmuz, ağustos ve eylül aylarında aşırı sıcak hava dalgalarının yaşanması muhtemel. Bu durum sağlık açısından da tehlikeler yaratacak” diye konuştu.
‘Süper El Nino’nun etkileri, yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı kalmayacak, aynı zamanda iklimin dengesini bozarak kuraklık ve aşırı yağışları beraberinde getirecek. Şen, “Aşırı yağışlar ve seller de kuraklık demek. Çünkü yoğun yağışlar, suyun yüzeysel akışına neden olarak toprakta su birikintisi oluşturmaz” şeklinde değerlendirdi.
El Niño, Orta ve Doğu Pasifik Okyanusu’ndaki yüzey sularının normalden daha fazla ısınmasıyla meydana gelir. Bu olay, atmosferde büyük bir etki yaratır. Normal şartlarda Pasifik’teki rüzgarlar batıya doğru eserken, El Niño döneminde bu rüzgarlar zayıflar ya da yön değiştirir, böylece sıcak su Güney Amerika’nın kıyılarına yönelir. Bu durumu ilk olarak Noel döneminde fark eden Peru ve Ekvadorlu balıkçılar, bu olaya ‘Küçük Oğlan’ anlamına gelen “El Niño” adını vermiştir. El Niño nedeniyle küresel sıcaklık ortalamaları yükselir; bu da genellikle tarihin en sıcak yıllarının kaydedilmesine yol açar. Hava akımları değiştiğinden, dünyanın bir bölgesi aşırı yağış ve sel yaşarken diğer bir bölgesi kuraklıkla sarsılabilir. Özellikle Güney Amerika’nın batı kıyıları aşırı yağışlardan etkilenirken; Avustralya, Endonezya ve Güney Afrika’da şiddetli kuraklıklar görülmektedir.